Sağcı Hindular Müslüman ibadethanelerine yönelik yıkımları yoğunlaştırıyor
Yazan:
Dakka

Hindistan Başbakanı ve iktidardaki Bharatiya Janata Partisi'nin (BJP) lideri Narendra Modi, 10 Mayıs 2024'te Hindistan'ın Haydarabad kentinde düzenlenen halka açık bir toplantıda destekçilerine hitap ediyor. (Fotoğraf: Anadolu Ajansı)
Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin liderliğindeki sağcı hükümetle aynı çizgide hareket eden Hindutva grupları, ülkenin çeşitli eyaletlerinde Müslümanlara ait dini yapıların yıkımını hızlandırdı. Yalnızca 45 gün içinde en az 23 cami, medrese ve diğer İslami ibadet alanı yıkıldı. Yıkımların tamamı, ağırlıklı olarak Delhi, Uttar Pradeş, Maharaştra, Gucerat, Rajasthan ve Haryana olmak üzere, sağcı Bharatiya Janata Partisi (BJP) tarafından yönetilen eyaletlerde gerçekleşti.
Yıkılan yapılar arasında, Varanasi kentindeki 200 yıllık Ajgaib Shaheed Camii de bulunuyor. Yetkililer ayrıca, aynı şehirde yer alan ve yaklaşık bin yıllık geçmişe sahip tarihi Şehid Ganj Camii'de yıkmak üzere harekete geçti. Söz konusu cami, tarihi ve dini açıdan büyük önem taşıyor.
Yıkımların, Müslümanlara ait dini yapıların "kaçak inşa edildiği" iddiasıyla sistematik biçimde hedef alındığı bir örüntü izlediği belirtiliyor. Ancak eleştirmenler, örnek gösterilen vakalarda hukuki sürecin işletilmediğini, yıkım işlemlerinin önceden herhangi bir bildirim yapılmaksızın ve yeterli yasal prosedür uygulanmadan gerçekleştirildiğini savunuyor.
Müslümanlara ait dini yapılara yönelik işlem yapılırken, yakın çevrede izinsiz inşa edildiği öne sürülen Hindu ibadethanelerine ise dokunulmadığı bildiriliyor.
Artan yıkımlar, hukuk önünde eşit muamele, dini mirasın korunması ve hangi topluluğa ait olursa olsun dini yapılarla ilgili işlemlerde şeffaflık ile hukuki sürecin güvence altına alınması gerektiği yönündeki tartışmaları da yoğunlaştırdı.
'Justice For All' dini özgürlüklerin korunması çağrısı yaptı
Son dönemde hız kazanan yıkımlar uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekti. ABD merkezli "Justice For All", 17 Haziran'da yayımladığı açıklamada, Sambhal, Varanasi ve Jaipur'da yaşanan son olaylara atıfta bulunarak Hindistan'da cami yıkımlarının hız kazandığı yönündeki gelişmelerden endişe duyduğunu belirtti.
Kuruluş açıklamasında, beş gün içinde üç caminin yıkıldığını belirterek bunun din özgürlüğü ve hukuk önünde eşit koruma ilkeleri açısından ciddi kaygılar doğurduğunu ifade etti. Açıklamada özellikle Sambhal'daki Mescid Mustafa Kadri, Varanasi'deki Şehit Ajgaib Camii ve Jaipur'daki Nurani Camii'nin yıkımlarına dikkat çekildi.
Justice For All ayrıca, yetkililerin dini yapılara ilişkin uygulamalarında farklı standartlar benimsediğini öne sürerek Hindistan'ın aydınlarını ve sivil toplum kuruluşlarını "nefret siyaseti" olarak nitelendirdiği uygulamalara karşı ortak tavır almaya çağırdı. Kuruluş, Hindistan Anayasası'nın güvence altına aldığı din özgürlüğünün korunması gerektiğini vurgularken, artan yıkımların azınlık toplulukları arasında güvensizlik ve endişeyi derinleştirebileceği uyarısında bulundu.
Söz konusu açıklama, Hindistan'da kaçak yapılaşmayla mücadele kampanyaları ve dini yapıların yıkımı etrafında süregelen geniş çaplı tartışmaların yaşandığı bir dönemde geldi.
Hindistanlı yetkililer ise bu tür uygulamaların yasal ve idari prosedürlere uygun şekilde yürütüldüğünü savunmayı sürdürüyor. Buna karşın eleştirmenler, anayasal hakların korunması ve kamuoyunun devlete duyduğu güvenin sürdürülmesi için şeffaflığın, hukuki sürecin ve hukukun herkese eşit uygulanmasının vazgeçilmez olduğunu belirtiyor.

