Güney Nepal'de Hindu-Müslüman şiddeti: 3 ölü, 22 yaralı

Yazan:

2 dakikalık okuma

Dakka

Bej zemin üzerinde Arapça hat sanatı eseri

"Olaylar, Nepal'in toplumsal güvenliği sağlama konusundaki yapısal zafiyetlerini de gözler önüne serdi." (Fotoğraf: Magnific)

Hindu dini alayı sırasında yüksek sesli müzik nedeniyle çıkan tartışma, Nepal'in güneyinde ölümcül toplumsal şiddete dönüştü. Olaylarda üç kişi hayatını kaybederken, 20'den fazla kişi yaralandı. Yaşananlar, yetkililerin olaylara müdahalesine yönelik ciddi eleştirilere de yol açtı.

Şiddet olayları pazar gecesi, Hindistan sınırına yakın Sunsari ilçesindeki Dewanganj Kırsal Belediyesi'ne bağlı Kaptanganj bölgesinde başladı. Yıllık Bolbam hac yürüyüşüne katılan grupların yüksek sesle müzik eşliğinde bir pazar alanından geçmesi sırasında, bölgedeki Müslüman topluluğun üyeleri ses seviyesine itiraz etti. Sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek, sopa, taş, bambu sırıkları ve çeşitli el yapımı silahlarla donandığı belirtilen kalabalık grupların karşı karşıya geldiği şiddet olaylarına dönüştü.

Polis, göz yaşartıcı gaz, coplu müdahale ve uyarı ateşinin kalabalığı dağıtmaya yetmemesi üzerine ateşli silah kullandığını açıkladı. Olaylarda en az üç kişinin yaşamını yitirdiği bildirilirken, polis ve çok sayıda görevlinin de aralarında bulunduğu en az 22 kişinin yaralandığı aktarıldı.

Silahlı müdahalenin ardından Sunsari genelinde protestolar düzenlenirken, kundaklama, vandalizm ve iş yerlerine yönelik saldırılar yaşandığı bildirildi. Yetkililer, Dewanganj, Inaruwa ve çevresindeki bazı bölgelerde sokağa çıkma yasağı ilan etti, toplu etkinlikleri yasakladı ve bölgeye ek polis, silahlı güvenlik güçleri ile asker sevk etti.

Nepal İçişleri Bakanlığı, olayları soruşturmak üzere beş üyeli bir komite kurarak bir hafta içinde rapor hazırlanmasını istedi. Hükümet ayrıca artan eleştiriler üzerine ilçenin en üst düzey mülki idare amirini ve eyalet ile ilçe düzeyindeki üst düzey emniyet yetkililerini görevden aldı.

Olaylar, Nepal'in toplumsal güvenliği sağlama konusundaki yapısal zafiyetlerini de gözler önüne serdi. Federal yönetim sistemi kapsamında güvenlik sorumluluğunun merkezi hükümet, eyalet ve ilçe yönetimleri arasında paylaşılması, komuta ve koordinasyonda sık sık belirsizliklere yol açıyor. Güvenlik uzmanları, hükümetin şiddeti önlemeye yönelik erken uyarı mekanizmaları ve çatışma önleme süreçleri oluşturmak yerine, olaylar patlak verdikten sonra bunları bastırmaya odaklandığını savunuyor.

Siyasi partiler ile Hindu ve Müslüman toplum liderleri ise itidal çağrısında bulunarak tarafsız bir soruşturma yürütülmesini istedi. Liderler, halkı söylentilere, kışkırtıcı sosyal medya paylaşımlarına ve bireylerin eylemlerinden tüm toplulukları sorumlu tutma girişimlerine karşı dikkatli olmaya çağırdı.

Yazar Hakkında